Reklam/Pazarlama

25th Temmuz, 2012 | by Ozan İlginoğlu

0

Reklamcılığın yeni “Aslan Kral”ı Gökhan Akça konuştu

gokhan_akca_ozanilginoglu (1)“Satılacak bir şeyler olduğu sürece reklamcılık hep olacak”

Dergimiz her ay farklı mesleklerde kişilerle röportaj yapmaya devam ediyor. Bizi yakından takip eden okuyucularımız medya dünyası içerisinde yer alan çeşitli ve ilginç mesleklerde yer alan kişileri konuk ettiğimizi bilir. İşte bu ayda büyük bir reklam ajansının (TBWA / Istanbul), kreatif yazarına konuk olduk. O kendini bizlere anlatmadan önce ben birkaç şey söylemek istiyorum. Genç yaşında ulusal ve uluslararası alanda benim sayabildiğim 12 ödüle sahip (Cannes Lions 2010: Gümüş, Cannes Lions 2009: Bronz, Golden Drum 2010: 3 Gümüş, Golden Drum 2009: Altın, Epica 2010: Gümüş, Luerzer’s Archive), Finansbank, Audi, Lamborghini, Bentley, CNN Turk, Bilyoner.com, Radikal, IKEA, Beko, TTNET ve Efes Pilsen gibi markalara kampanyalar düzenlemiş daha 30’nda akıl küpü bir adam. Gökhan Akça, siz Karşıyaka LIFE okurlarına büyük markaların ve ajansların nasıl çalıştığını, bir reklamcının ne iş yaptığını anlattı.

Röportaj: Ozan İlginoğlu

Kreatif bir yazara sorulabilecek hem en kolay hem de en zor soruyla başlamak istiyorum röportaja. Gökhan Akça kimdir? Bize kendini anlatır mısın?

Ben bu soruya en kolay yoldan cevap veriyorum. İstanbul’da doğdum. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler ve Tanıtım okudum. Reklam yazarlığına 2004 yılında Cosmic Creative’de başladım. Sonrasında DDB&Co’da ve şimdi de TBWA / Istanbul’da reklam yazarlığına devam ediyorum.

2004 yılında profesyonel olarak başladığın reklam sektöründe 8 yılı geride bıraktın. Bu süreçte genç bir reklamcı olarak onlarca ödüle sahip oldun. Başarı da tesadüfe inanır mısın?

Tesadüf tehlikeli bir kelimedir. Bir çırpıda her şeyi çöpe atabilir. Ben hep işimi ciddiye aldım. Gereken özeni gösterdim, gereken zamanı ayırdım. Bunların çöpe atılmasını istemem.

Büyük bir reklam ajansında çalışıyorsun reklam sektörünün bugün ve yarınını nasıl görüyorsun?

Evet, TBWA / Istanbul çok büyük bir ajans. Büyük bir aile. Büyük bir kültür. Bu kültürün bir parçası olmak güzel bir duygu. Reklamın dünyada en hızlı değişen sektör olduğunu düşünüyorum. Dünyayla birlikte sürekli değişmek, yenilenmek, akmak zorunda. Tıpkı her gün değişen teknolojiler, tutumlar ve düşünceler gibi. Ama reklamcılığın temel noktalarının bugün ya da yarın değişeceğini düşünmüyorum. Bugün reklamcılık, gazete ve televizyondan internet ve mobile hızla kayıyor. Değişen sadece platform. Tüketiciyi internette yakalamakla televizyonda yakalamak arasında çok büyük bir fark yok. Televizyon ya da gazeteyi iyi yapan reklamcılar internet reklamını da iyi yapıyor. Sonuçta gün gelip internet, mobil gibi mecralar da önemini yitirecek. Yenileri ortaya çıkacak. Ama satılacak bir şeyler olduğu sürece reklamcılık baki kalacak.

gokhan_akca_ozanilginoglu (2)Bugüne kadar hangi markalarla çalıştın ve çalışmaya devam ediyorsun?

Bugüne kadar büyüklü-küçüklü 50’ye yakın marka için çalıştım. Bunların arasında IKEA, Beko, TTNET, Finansbank ve Audi gibi dev markalar da var. Şu an kariyerimdeki en önemli markalardan biri olan Efes Pilsen için çalışıyorum. Efes Pilsen kuşkusuz Türkiye’nin en sevilen markalarından biri. İnsanların büyük sevgi duyduğu bir markanın adına konuşmak beni gerçekten mutlu ediyor.

Unutamadığın işin hangisidir?

Hiçbir işimi unutmadım. Her biri için zaman ve emek harcadım sonuçta. Ama WWF için hazırladığım reklamların hafızamdaki yeri ayrıdır. Bu reklamı WWF Türkiye ofisi için hazırlamıştık fakat başka ülkelerdeki WWF ofisleri de yayınlamak ve hatta ofislerine asmak istedi. Birçok ödül kazandı. Sergilerde yer aldı. Hatta birkaç ay önce Japonya’da İngilizce öğretmenliği üzerine bir dergide yayınlanmış. Dergiyi bana da gönderdiler. Bildiğin Japonlara İngilizce öğreten bir dergi. Garip yani. Ne alaka diyor insan? Sonuçta dünyanın her yerinde reklamları yayınlatmak için para ödenir. Siz de derginizdeki reklamlar için para alıyorsunuz. Ama bir reklamın karşılıksız yayınlanması sık görülen bir şey değil. Bu reklam hafızamdaki güncelliğini korumasını biliyor diyebilirim.

Aldığın ödüller içerisinde en önemlisi hangisidir ve neden?

Benim için iyi reklam ödülden daha önemli. Reklam iyi olduktan sonra bir yarışma olmazsa başka bir yarışma ödülü veriyor zaten. Dünyada birçok prestijli yarışma var. Yılda 35.000 reklamın yarıştığı ve benim iki kez ödül aldığım Cannes Lions bence bu yarışmaların en önemlisidir.

Kreatif yazar ne iş yapar? Bir ajansta senin dışında hangi görevde kimler çalışır?

Reklam ajanslarının yapılanması ajanstan ajansa değişir. Ama dünyada en çok kullanılan modelde kreatif, müşteri ilişkileri ve strateji olarak üç ana departman vardır. Kreatif departman fikrin bulunması ve uygulanması süreçlerini kapsar. Reklam yazarının görevi reklamın fikrini bulmak, senaryo ve diyalogları yazmak, sloganı oluşturmak olarak özetlenebilir. Ama bu sadece özet olur.

Kreatif bir yazarın bir günü nasıl geçer? Kendini en yaratıcı hissettiğin yer neresidir?

Benim günüm işe mi gitsem yoksa uyumaya hayat boyu devam mı etsem diye düşünmekle başlıyor. İlk seçeneğin kazandığı günlerde (her gün) tüm zamanımı ortağım Güney’le Efes Pilsen için düşünerek harcıyorum.

Reklam sektöründe çalışıyorsan gerçekten sıra dışı bir hayata mı sahip olmalısın? Senin hayatın öyle midir?

Reklamcılar konusunda en çok merak edilen soru bu sanırım. Bence bir reklamcının yerine göre hem sıra dışı hem de sıradan olmaya ihtiyacı var. Kime, ne reklamı yaptığınıza bakar. Benim hayatıma gelince reklamcılar için sıradan, başkaları için sıra dışı diyebilirim.

Gökhan Akça bir marka olarak sana gelseydi, ilk yapacağın şey ne olurdu? Bu ürün ile ilgili neler yapardın?

İlginç bir soru bu. Terzi kendi söküğünü dikemez sözüne inanırım. Kendi reklamımı yapmam çok zor olurdu gerçekten. Markanın sahibi olarak ilk iş, bu işi başka bir reklamcıya verirdim.

En çok ne yapmaktan hoşlanır ve nelerden nefret edersin?

Otomobil kullanmaktan büyük keyif alıyorum. En sevdiğim şeylerden biri. Nefret ettiğime gelince, herhangi bir konuda kısıtlanmak.

İzmir desem, Karşıyaka desem aklında hangi imgeler canlanır?

İzmir deyince aklıma ilk gelenler postal, nöbet ve bira. Askerliğimi İzmir’de yaptım. Her gün tuttuğum postallı nöbetler ve çarşı izinlerinde Kordon’da biradır İzmir benim için. Karşıyaka ise Kordon’da otururken karşıda görünen yer.

Bazı kararlar insanın hayatında dönüm noktasıdır. Senin dönüm noktan nedir?

Hayatımın büyük bir kısmını mesleğimin oluşturduğunu düşünürsek, hayatımın dönüm noktası reklamcı olmaya karar verdiğim zamandır diyebilirim.

Son okuduğun kitap, Emile Ajar – Onca Yoksulluk Varken
En sevdiğin film, Muhsin Bey
En sevdiğin yazar, Cemal Süreya
En sevdiğin şarkı, duruma göre değişir
En sevdiğin yemek, Lüfer Izgara
En sevdiğin aksesuar, Cüzdan
En sevdiğin mekan, Evim

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , ,


Yazar Hakkında



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑