Serbest

25th Ekim, 2014 | by Ozan İlginoğlu

0

Cem Yılmaz sizi güldürmek zorunda mı?

pek-yakinda-fragman_7739002-22870_1280x72020 yıldır bir şekilde hayatımızda olan Cem Yılmaz son filmi “Pek Yakında” ile yerden yere vurulmaya devam ediyor. Filmi sinematografik açıdan incelemek bana düşmez, bu alanda bu ülkede ne cevherler var. Kahve sohbeti yapıp insanların kaç saatte çektiği görüntüleri burun kıvırarak “cık bu olmamış” demek de işin kolayı. Bir Türkü iki şekilde tanırsın. İlki bilmediği adresi tarif etmeye çalışırken ikincisi her konuda ahkam kesmesiyle…

Biz bazı insanlardan sürekli aynı şeyleri yapmasını isteyip her yeri geldiğinde ” adam kaç yıldır aynı şeyleri yapıyor, kendini geliştirmiyor” demek için an kollayanlardanız. Bu yüzden güldürmeyen bir film yaptığı zaman “olmamış bu” demeyi erdem olarak görüyoruz. Oysa ki sinema böyle bir şey mi? Bir film hem madden hem manevi açıdan herkesi yorar…

İzleyici aslında işin en kolay tarafını yapıp en belirleyici olan kişidir. En az emek harcar ve maksimum verim elde etmek ister. Filmine göre çok gülmek, ağlama, heyecanlanmak için o ekranlara bakar. Aslında bakılan pencereden herkes kendince haklıdır.

“Pek Yakında” filmini izleme fırsatı buldum ve aslında hiçte şaşırmadım. Uzun zamandır komedi filmleri çeken birinin dram-komedi yapması kadar doğal bir şey olabilir mi? Bunu yıllar önce “Hokkabaz” filminde de görmüştük. Hayata dokunan, yaşamın içindeki filmleri biz Cem Yılmaz’a yakıştıramıyoruz. Onu hep uzaydaki Türk’ün maceralarını anlatırken görmeyi seviyoruz. Çünkü işimize geliyor. Gerçekleri şaka ile birinin bizim yüzümüze vurması kadar acı bir şey var mı!

“Hokkabaz”da hangi duyguları yaşadıysam, “Pek Yakında”da aynılarını yaşadım. Tek gözüme batan ve irite eden, “ürün yerleştirme işinin bilerek ve istenerek” profesyonelce değil, amatörce yapılmasıydı. 1990’larda altın çıkışını yapan Türk sinemasına bizden bir bakış var bu filmde. Tamam teknoloji gelişti, Türk sineması paralar kazanıyor ama yabancılar bizi harika bilsin ama, hala tabldotlarda 2 çeşit yemek ile bu işler dönüyor demenin hikayesel biçimi var.

Bu film ile Cem Yılmaz, siz izleyiciler beni zorla komediye yönlendiriyor, komediden soğutuyorsunuz, yaratıcılığımı öldürüyorsunuz. Beni rahat bırakın göreceksiniz yeniden en komik gösteriyi, esprileri hazırlayacağım birazcık mola demeye çalışıyor. Bence de başarıyor da…

Siz hala bu filmi izlemeye gitmediyseniz, kendinizi komediye değil, gerçeklerin komedisine hazırlayıp gidin. Hani o “cancanlı” dünya var ya işte onun mutfağında mum ışığı var! Dünyaya önce mum ışığından sonra da projektörden bakmanın adımları var… Şimdi iyi seyirler!

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑