Röportaj

28th Şubat, 2016 | by Ozan İlginoğlu

0

Dilek Gappi, ”İyi bir gazeteci olmak uzun yıllara dayalı deneyim gerektirir”

Dilek GappiMedya röportajları köşemin bugünkü konuğu Habertürk gazetesi köşe yazarıDilek Gappi… Gappi röportaj yapan taraftan bugün yapılan tarafa geçti. Ve okuyucularının bilmediği yönlerini anlattı…

Dilek Gappi nasıl bir çocuktu?

Epey eskilere gittiniz. Türkiye’nin fırtına gibi gündem konularına öyle dalmışız ki, çocukluğum şimdi izlediğim bir film gibi geliyor. Enterasandır, iki ayrı çocukluğum varmış gibi geliyor. Sanırım babamın geçirdiği kaza ile ilgilidir. Hayatımızı ikiye bölen o kaza. Babam NATO Kordon’da Social Manager olarak görev yapıyordu. Muhteşem kelimesini az kullanırım ama babamı hep bu kelimeyle anıyorum. Çağdaş, ailesine düşkün, renkli, sanata, müziğe düşkün, yardımsever birkaç yabancı dil konuşan bir insandı.

Sıkça kullanılan ”hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir” deyişini yaşamışsınız…

Evet, ağır bir trafik kazasının ardından babam önce yatağa mahkum oldu sonra koltuk değneklerine. Çocukluktan genç kızlığa geçilen bir dönemde, birden bir başka hayatın kapıları açıldı. Piyano dersleri aldıran, konserlere taşıyan babam; gözümün önünde kıpırdayamıyordu. Üzerine birçok sorun da yaşanınca hayat annemle, genç yaşta benim omuzlarıma çökmüş hissettim.

Hep sorumluluk sahibi bir gazeteci oldunuz, bunda yaşanılanların büyük etkisi var gibi görünüyor…

Evet, sanırım etkisi vardır ama çok şey de beraberinde aynı süreçten geliyor. Hayatım sorumluluk duygusuyla geçti, geçiyor. Aileminki yetmedi, toplumun sorumluluğunu bile iliklerimde hissediyorum. Ama avantajları çok, bazen şimdiki nesilin büyük bölümüne bakıp onların tüketmekle ilgili yaşamlarının sınırları boğucu geliyor.

 

Tıp okumamak kaderse, gazetecilik benim seçtiğim yoldu.

 

Dilek Gappi3Anlattığınızdan yola çıktığımızda gazetecilik mesleğine ilginiz çok sonraları oluşmuş gibi görünüyor. Nasıl oldu?

İzmir Kız Lisesi’ne başladığım gün yakın bir arkadaşım oldu. Tıp okumaya karar verdik, o yatılıydı, gece gündüz çalıştık. Ayrı sınıflardaydık ve bizim sınıfın matematik öğretmeni sınıf başkanı ile kavga edince hepimizi sınıfta bıraktı. Sınav günü babamın tedavisi için şehir dışına gitmek zorunda kalınca müdür anneme ”Dilek’in gelmesine gerek yok, zaten diğer notları gayet iyi. Tek des öğretmenler kurulu kararıyla zaten geçirteceğiz” demiş. Güzel fakat okul başladığı gün sınıfımı arıyorum fen bölümünde yok. Oysa fen tercihi yapmışım. Öğreniyorum ki öğretmenler kurulu kararıyla geçenler doğrudan Edebiyat Bölümüne giriyor. Arkadaşım iyi bir tıp doktoru oldu şimdi. Bense o günlerde karar verdim, gazeteci olmaya…

 

”O özel sektör süpermiş”

 

Bu durumda hayat sizin gazeteci olmanızı istemiş diyebilir miyiz?

Hayatta yazgının hep köşebaşılarını işaret ettiğine inanırım. Ama yolu nasıl gideceksiniz, başkalarıyla mı, tek başına mı, bencillikle mi, paylaşımcılıkla mı, virajları nasıl döneceksiniz, hızlı mı, geçerken savrulacak mısınız bunlar hep sizin iradeniz. Tıp okumamak kaderse, gazetecilik benim seçtiğim yoldu. İyi ki seçmişim…

Dilek Gappi4İyi bir gazeteciliğin temellerini ilk önce okulda attınız bu durumda?

İletişim Fakültesi ya da o dönem adıyla Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okurken üçüncü sınıfta stajyerliğe başladım. Arkadaşlarım zorunlu stajdan bile kaçıyorlarken ben çalışıyordum. Bir basın toplantısında Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura ile tanıştım. O yıllarda TANSAŞ’ları yeni kurmuştu. Başkan beni işe aldı. Oda, şoför ve araba verdi. Daha dördüncü sınıftayım, okul bitmemiş. ”O özel sektör süpermiş” dedim. Delice bir tempoyla başladık işe.

Bu süreçten aktif gazetecilik dönemine geçişiniz nasıl oldu?

Her şey çok hızlı değişti. Aradan 8 yıl geçmişti ki artık sıkıldığımı hissetmeye başladım. Belediyecilik ortamı çok zor. Yetenek ve bilgi yerine, kim kime daha yakınsa kıymeti kılan bir anlayış hakim. Kısacası yeterliydi, Hürriyet Gazetesi Yazı İşlerine geçtim.

İzmir için önemli bir çok gazetede görev yaptınız, bunlar nedir? Şimdi ne yapıyorsunuz?

Basın hayatına başladığımdan bu yana çeyrek asır geçti. Bu arada yaşımız da ortaya çıkacak! Hürriyet gazetesi, oğlumun doğumundan sonra Gözlem gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği, Milliyet Ege Yayın Koordinatörlüğü ve TRT Kent Radyo İzmir’de programlar yaptım. Bugün Habertürk Gazetesi’nde Köşe Yazarlığı yapmaya devam ediyorum.

 

Habercilik ve gazetecilik beklentisi halkla ilişkiler algısına dönüştürüldü.

 

Gazetecilik mesleğinin her geçen gün ağır yaralar aldığını her fırsatta dile getiriyorsunuz. Bu noktada düşünceleriniz nelerdir?

Yakın bir zamanda basın mesleği kalmayacak. Türkiye’nin dördüncü erkini sürekli yaraladılar. Çok yanıyla kanıyor gazetecilik. İstanbul ve Ankara’da tüm yıpranmışlığa rağmen hala belli bir ağırlıktan söz edebilsek de İzmir vahim noktalara sürüklendi. Habercilik ve gazetecilik beklentisi halkla ilişkiler algısına dönüştürüldü. Bilirsiniz basının temeli 5N 1K’dır. Şimdi bu formül yalnızca övgüye dönüştü. Eleştirmek yok, sorgulamak anlamsız. Evet sıkıntı yaşıyoruz mesleğin algısında, işleyişinde. Oysa iyi gazeteci olmak uzun yıllara dayalı deneyim gerektirir. Birikiminiz olacak ki, eleştirme, gerçekleri ortaya çıkarma gücünüz olsun.

 

İnsanın karnı parayla doyar ama kişiliği, mutluluğu sanatla beslenir.

 

Uzun yıllardır çalıştığınız gazetelerde hep köşe yazarlığı yapıyorsunuz. Bunun sebebi nedir?

Köşe yazarlığı ”columnist”, yurtdışında farklı yapılmakta. Yorumlamanın ötesindeler. Araştırmacılık nosyonu çok önemli. Satır aralarında mutlaka yeni bir bilgiyle karşılaşıyorsunuz. Yazılarımda en çok bu anlayış beni cezbediyor. Şüphesiz tabanda gazetecilik beklentisi zayıf olunca motivasyonsuz kalsanız da hep farklı olanı, araştırarak ortaya koymaktan yanayım.

 

Zenginliklerine rağmen mutsuzluğa mahkum yüzbinlerce insan var etrafta.

 

İnsan bazı şeylerin değerini içindeyken anlamıyor. Ne zaman ki kaybetmeye başlıyor, o şeyin değeri artıyor. ”İzmir” için düşünceleriniz bu bağlamda nasıldır?

Çocukluğumu izliyormuşum gibi gelir bana İzmir. Nadir bir doğa, denizin o ılık nefesiyle yaşamanın keyfi, 15-20 dakikada yeşilin her tonuna kavuşabilme imkanı. Bir diğer İzmir ise hayli sıkışmış. Kıyılarda başka çeperlerde bambaşka bir yaşam. Bu haliyle kızıyorum tabii tüm emeği geçerek kenti siluetsizleştiren, kimliğinden koparanlara. İzmir’In tarihinden eser yok. Avrupa’nın birçok kentinde en yeni bina 80-100 yıllık bizde o kadar eski bina varsa da tek tük. Evet insanın karnı parayla doyar ama kişiliği, mutluluğu sanatla beslenir. Zenginliklerine rağmen mutsuzluğa mahkum yüzbinlerce insan var etrafta…

Dilek Gappi2Sanatın hangi kollarını daha çok takip etmeye çalışırsınız?

Edebiyat ve sinema benim için besin kaynağı gibidir. Sinemaya özel bir ilgim var. Vaktim olsa her gün film izleyebilirim. Ailede babam ve halalarım müzik ve resimle ilgilenirdi, annem el sanatlarıyla. Bense yetenekli bir izleyiciyim. Müziğe yatkınlığım var. Sık sık tiyatro ve konser etkinliklerine katılırım.

İşinizden kalan boş zamanlarınızda neler yaparsınız?

Bana göre bir kadının, hele çalışıyorsa boş zamanı olmaz. Her anınızı meşgul edecek bir konu mutlaka vardır. Oğlum Derin 18 yaşında ve bu yıl üniversite sınavına hazırlanıyor. Ayrıca bizim mesleğin insanı tek başınalık kavramından uzak tutan bir yanı var. İnanır mısınız, diyelim ki işsizlik rakamlarının yükselişte olduğu açıklandı benim keyfim kaçar. Çünkü silsileyi biliyorsunuz, en son sıkıntının ucu kimlere dokunacak farkındayım. İhracat daralıyor diyerek sofradakilerin boğazına yemeği dizmişliğim çok olmuştur! Eğer olur da bu tempodan fırsat kalırsa yabancı dile ilgim var, birkaç şey daha öğrenmeye çalışırım. Bir de yazın yüzmeyi çok severim. Nisan’dan itibaren denizdeyim…

Gelecek planlarınız içerisinde neler var?

Basın mesleğinin geleceği için o kadar pesimist konuşunca, kendi geleceğinize dair söylenecek çok söz kalmıyor! Kitap yazmaya ağırlık veriyorum. Şimdiden başladığım çalışmalar var. En geç bir yıl sonra raflara çıkacak bir kitabın hazırlığı içindeyim.

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑