Röportaj

20th Mart, 2016 | by Ozan İlginoğlu

0

İlkay Kıyak: ”TV’de program yapmak, beni farklı bir dünyaya götürüyor”

ilkay kıyak3Her hafta İzmirli bir medya emekçisiyle röportaj yapmaya çalışıyorum. Ülkemiz siyah renkli günlerden geçerken normal hayatı sürdürmek zor. Ama hepimizin en büyük ilacı ”umut”… İşte biz de o umutla yola devam ediyoruz. Bu hafta İzmir TV dünyasının yakından tanıdığı ”İlkay Kıyak” ile bir röportaj gerçekleştirdim. Televizyon ve kendi dünyası hakkında yaşadıklarını, hissettiklerini anlattı…

İlkay Kıyak denilince arkadaşlarının, dostlarının zihninde canlanan kişi nasıl biri? İnsanın kendisini anlatması zordur, 3 cümle ile kendini nasıl tanımlarsınız?

İlkay Kıyak, sevgiye önem veren, sevginin güçlü olduğuna inanan; yalan söyleyen ve sözünü tutmayan insanlara güvenmeyen; herkese elinden geldiğince iyilik yapmayı seven biridir.

ilkay kıyak8Uzun yıllardır Ege Bölgesi’nin önemli bir TV kanalı olan “Ege TV” de çalışıyorsunuz. Ege TV öncesi hayatınız nasıldı? Öncesi ve sonrasını biraz anlatabilir misiniz?

1999 yılında SKY TV’de önce alt ses, sonrasında radyo ve haber spikeri olarak görev aldım. TRT’de seslendirmede bulundum. THM, TSM ve önemli gecelerde sunum yaptım. (Hala yapmaya devam ediyorum) 6.5 yıldır da Ege TV’de haber spikeri, program yapımcısı ve sunucusu olarak çalışıyorum. Ege TV‘de haber spikeri olarak başladım. Şu an yapımcısı ve sunucusu olduğum iki programı sunuyorum.  Hafta içi her gün saat 11.05 ile 11.55 arasında farklı branşlarda doktorlarımızı konuk ettiğim ”Önce Sağlık” programı, 14.05 ile 14.55 arasında kültür, sanat, spor ve müziğin yer aldığı ”Hayatın içinden” programı var.

Peki televizyon hayatınız nasıl başladı?

İzmir doğumlu’yum. İzmir’i çok seviyorum. Halkla ilişkiler ve İşletme mezunuyum. 1999 yılında spikerlik ve sunuculuk kursuna devam ederken, Sky TV’den Rahmetli TRT Spikeri Taylan Çamdoruk hocamıza; ”sınıfınızdan başarılı bir öğrenciyi bize alt ses okuması için yönlendirir misiniz?” denmiş, hoca da beni yönlendirdi. İlk o zaman TV’ye adım atmış oldum. Alt ses olarak başladım. Sonrasında haber spikeri olarak yaklaşık 4 yıl çalıştım. Ve böylelikle televizyon dünyasına girdim.

ilkay kıyak7Hayatınızın dönüm noktası dediğiniz olay nedir? Hayalinizdeki mesleği mi yapıyorsunuz, yoksa hayat mı sizi buraya sürükledi?

Uzak doğu sporu olan Nanbudo’ya başlamıştım. İlk karşılaşmaya seyirci olarak gittim ve Nanbudo hocası ile konuştuğumda “senin mikrofonik bir sesin var ve bu karşılaşmayı, bugün sen sun” dedi ve devamı geldi. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum ve çok istediğim mesleğimi yapıyorum. Bu konuda gerçekten çok şanslıyım. Çocukken derslerimi haber sunar gibi çalışıyordum. Ve okul yıllarında tüm özel günlerde ya yazı ya da şiir hazırlar ve okurdum. Gittiğim tüm etkinliklerde de hep sunumu bana yaptırırlardı. Mikrofon başka bir güzellik…

Sevmeden başarı gelmez.

Dışarıdan sizi takip eden bir çok kişiye göre imrenilecek bir iş yapıyorsunuz. TV’de çalışmak nasıl bir duygu? Pembe hayalleri kadar gri hayalleri nelerdir?

Sevdiğiniz mesleği yapıyorsanız çok güzel ve gurur verici. Ve harika bir duygu… Pembenin yanında elbette grileri de var. Ama sevince o griler hemen pembe oluyor. Sevmeden başarı gelmez. Aksilikler oluyor önemli olan bunları yansıtmamak. Üzgün olduğunuz, hasta olduğunuz anlarda bile gülümseyerek, izleyiciye o sıcaklığı vererek yayına devam etmelisiniz. Stüdyodan içeri girince bambaşka bir dünya oluyor.

Bu işin başkenti İstanbul… 

ilkay kıyak6İzmir dışında başka bir yerde hiç yaşamayı düşündünüz mü? Düşündüyseniz hangi şehir ve neden?

İzmir’den başka bir yerde yaşayabileceğimi pek sanmıyorum. Şehrimi çok seviyorum. Ama yine de büyük konuşmamak gerek, zamanın ve şartların ne getireceğini bilemeyiz. Bu işin başkenti İstanbul…

Hiç unutamadığınız bir yayınınız oldu mu?

Sabah programını sunarken canlı yayında deprem oldu. Ve konuğum tedirgin oldu. Ben de “hocam deprem oluyor, biz yayınımıza devam edelim diyerek, sorumu tekrar hatırlatarak yayına devam ettim. Soğukkanlı spiker diye, ertesi gün tüm ulusal kanallarda yayından karelerim verilerek benden bahsedildi… (Cine 5, Atv, KanalD, Fox, Star ve birkaç kanal)

ilkay kıyak5Çok kıskandığınız bir röportajınız oldu mu? Bunu ben yapmalıydım dediğiniz işler oldu mu?

Hiç olmadı çok şükür. Yaptığım her röportajdan keyif aldım. Bu da işime saygı ve sevgiden.

İstemek ve inanmak, başarmanın ilk basamağıdır.

Bu röportajı okuyan, TV medyasında çalışmayı düşünen genç bir arkadaşımıza tavsiyeniz ne olur? Neyi yapmalı, neyi yapmamalı?

İnandıkları konuya odaklansınlar. Gerçekten televizyon sektörünü istiyorlarsa, artıların yanında eksilerin bir çıta yüksek olduğunu bilsinler.  Sesin etkileyici olması önemli…. Başarılı spikerleri ve sunucuları izlesinler. Ben ders çalışırken haber sunar gibi çalışırdım. Onlar da aynı şekilde yapabilirler. Gazete ve kitap okurken sunum yapıyor gibi okuyabilirler. Hiç vazgeçmesinler. İstemek ve inanmak, başarmanın ilk basamağıdır.

Fedakarlık olmadan olmuyor, ne yazık ki…

ilkay kıyak2Bu meslekte sizi çeken şeyler neler? Para mı, statü mü, adrenalin mi, yoksa başka şeyler mi?

Çok seviyorum. Para mı, hayır tabi ki… Para, maalesef mutluluk getirmiyor. Çok para kazanıyor olabilirdim ama mutlu olamazdım. Ben 4 ay hiçbir ücret almadan, bu mesleği yaptım. Ve çok da güzel bir tecrübe kazandım. Fedakarlık olmadan olmuyor, ne yazık ki…

Program sunmak, haber sunmak beni farklı bir dünyaya götürüyor sanki. Mutluluk ülkesi. (Tabi kötü haberleri sunmak değil)

Ekranda konuşmanıza, hareketlerinize dikkat ediyorsunuz. Gençlere güzel ve dikkatli konuşmanızla örnek oluyorsunuz. Dilimizi güzel kullanmak önemli… Ben de bu konuda çok hassasım. Ve mütevazı olamayacağım ama sunumlarımda Türkçeyi çok iyi konuşuyorum. Ve bu konuda özellikle İzmir’in sembol ismi Sancar Maruflu’dan çok takdir alıyorum. Sevginin gücünü yayın esnasında hissediyorum ve bu beni daha da mutlu ediyor.

Çok yorulduğum, uykusuz kaldığım anlarda bile hiçbir zaman pişmanlık duymadım. 

ilkay kıyak1Her insanın yaptığı işi sorguladığı zamanlar, bıçağın kemiğe dayandığı nokta olur? Sizin de olduğunda nasıl motive ediyorsunuz kendinizi?

”Çok şükür, İlkay… Çok şanslısın. Sevdiğin mesleği yapıyorsun. Herkes seni seviyor, seviliyorsun. Kalplere dokunuyorsun. Güzel projelere imza atarak, seyircilerini bilgilendiriyorsun. Plaketler ve takdir alıyorsun. Kim bilir kaç kişi sevmediği işi yapmak zorunda kalıyor” diyerek kendimi motive ediyorum. Çok yorulduğum, uykusuz kaldığım anlarda bile hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Bir günde yedi canlı yayınla program sundum. Bir kere bile şikayet etmedim. Bu başarıya bir tuğla ekledi…

Her gün mutlaka orta şekerli bol köpüklü bir Türk kahvesi olmazsa olmazım… 

Bu işin günü, saati var mıdır? Özel hayatını bu koşuşturma içerisinde nasıl planlıyorsunuz? Neleri yapmaktan çok hoşlanıyorsunuz?

Duruma göre değişiyor. Mesai saatlerinin dışına çıkıyorsunuz. Özellikle seçim zamanı, önemli bir olay varsa canlı yayınlarla bağlanarak yayın saati, uzuyor. Hatta stüdyodan 3.5 saat çıkamadığımı biliyorum.

ilkay kıyakÖzel hayata yeni önem vermeye başladım, ne yazık ki…  İşe fazla önem verince zamanın su gibi aktığını geç fark ettim. Ama ne demişler “zararın neresinden dönseniz kardır” diye. Artık eve iş getirmiyorum. 18.00’den sonra telefonlara bakmamaya çalışıyorum. Hafta sonu iş konusunda çalışma yapmıyorum. Hepsini hafta içinde bitirip dinlenmeye vakit ayırıyorum.

Örgü örmeyi, kitap okumayı çok severim. Ev işini pek sevmem. Çamaşır serip, toplamayı severim. Hafta sonunda genellikle kek, poğaça gibi ikramlar yapmak isterim. Tabi vakit buldukça…  🙂

Modayı değil de kendime yakışanı giyer ve severim. Güzel yürekli dostlarımla vakit geçirmeyi severim. Şiir ve güzel yazılar yazmayı severim. Sosyal paylaşım sitelerinde fotograflarla yazılar paylaşmayı severim. Her gün mutlaka orta şekerli bol köpüklü bir Türk kahvesi olmazsa olmazım…

Elinizde siğirli bir değnek olsa işiniz ile ilgili neleri yapmak istersiniz? Bu meslek ile ilgili hayalleriniz neler?

Daha iyi şartlarda çalışmak…

Hayallerimi yaşıyorum çok şükür. Ama barışın ve sevginin olduğu yayınlar yapmayı hep isterim. Üzücü olaylar olmasın. Herkes sevgi dolu olsun… (Zor gibi ama)

Kendinizi gelecek 5 yılda nerede görüyorsunuz, neler yapmayı istiyorsunuz?

Ben çok çalıştım. Kurslara katıldım. Araştırmalar yaptım. Fazla emek harcadım. Ve şimdi de hak ettiğim yerdeyim. İleride, bir ulusal kanalda tüm imkanları sağlanmış güzel ve faydalı bir projeye imza atmak isterim. Daha fazla insanın sevgisini kazanmak isterim. Örnek olmak isterim.

Emeklilik hayalleri kuruyor musunuz? Bu hayallerde neler var?

Maalesef kuramıyorum, bu şartlarda… Ama emekli olsam da ben yine televizyonda çalışırdım. Şöyle bahçeli evim olsun, hafta sonları ailemle keyifli anlar yaşayayım.

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑