Serbest

30th Aralık, 2014 | by Ozan İlginoğlu

0

Her şeyin büyük olanı mı makbuldür?

big-data-ozanilginoglu-com (1)Yazının başlığını atarken zihninizde canlanan hikayenin sizi pis pis sırıtması amacım değildi itiraf edeyim 🙂 Ama bir yanılgıya dikkat çekmek istedim. Son 20 yıldır biz insanoğlu büyük olan -buna büyük veri de dahil – her şeyin yararlı, güzel, faydalı vb. olduğuna inanıyor. Ama iş pratiğe geldiğinde neden o zaman hep tercihimizi küçük, şirin, minicik olandan yana kullanıyoruz.

Demek ki sanal olan düşüncemiz “büyük”lük altında ezilirken gerçek olan da “küçük” olanın ezici bir üstünlüğü var.

Bu karmaşık ama aslında net olan duruma da son yıllarda sık sık dile getirilen “big data” büyük veri lafını duyduğumda karar verdim. 1980’li yıllardan sonra araştırmalar, bilgiler giderek yığılırken biz insanlar bu bilgi yığınları altında kalmaya başladık. Tasnifleme, ayırma ve ihtiyacımız olan bilgiye ulaşmak sorun haline geldi. Günden güne gelmeye de devam ediyor.

Dağ mı, tepe mi?

Aslında özellikle sanal dünyanın bir bilgi birikimi olduğuna kendimizi kandırıyoruz. Evet dağlarca bilgi varmış gibi görünüyor ama bir kısmı tekrar, bir kısmı yanlış, bir kısmı da bilgi bile olmayan kırıntılar. Bu durumda elimizde olmayan imkanlar nedeniyle bu ayrımı hala yapamıyoruz. Uzaktan bakıp, bakıp bu dağ gibi veri birikintisine iç çekiyoruz. Oysaki bu dağ gerçek bir ayrıştırma ile ancak tepe doğuracak.

Olsun insan psikolojisi büyük olan her şeyi sever. Açken önünüze gelen tabağın en büyüğünü istersin yarısında karnın doyunca aklın başına gelir. Otomobilin, evin ama her şeyin…

Biz insanlar büyük ister küçükte yaşarız zaten!

Böyle olunca kendi kendime soruyorum, “büyük olan her şey makbul müdür?” Eğer öyleyse küçük olan şeylerde neden mutlu oluruz, sadeliğe ulaşmak isteriz vb.

Aslında bu “ego”ile “süperego”nun en büyük tartışma alanı. Ego hep büyük ister, süperego küçük olan ile mutlu yaşar.

Bilgisayar dünyası bizim yansımamız değil midir? Basit olan bir siteyi severiz, site büyüdükçe karmaşıklaşır. Ondan bıkmaya, usanmaya başlarız. O küçük halini hep isteriz. Hani büyük olmak gelişmekti, gelecekti…

Sonuç büyüklük başa beladır, sorunlar yumağıdır, mutsuzluktur. “Küçük olsun benim olsun” bizim cümlemizdir. Diğer düşünce kendi kendimizi kocaman kandırmaktır!

 

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑

WP to LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com