Reklam/Pazarlama

6th Ocak, 2015 | by Ozan İlginoğlu

0

Reklam arası film izleyenlerden misiniz?

sinema-izleyici-ozanilginoglu-com (3)Başlığın size ne kadar saçma geldiğini anlayabiliyorum ama mevzuya girmeden önce “reklam” kelimesini tanımlamak istiyorum.

Reklam: İnsanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen ya da başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan (diğer bir deyimle parasal destek sağlayan kişi ya da kuruluşların kimliği açık olan) duyuru”dur.

sinema-izleyici-ozanilginoglu-com (2)Bu tanıtım da altını çizdiğim yeri lütfen tekrar okur musunuz? İçerisinde süre satın alınmak yoluyla diye bir tabir geçiyor. Bu durumda kimse ücretsiz olarak aldığı bir hizmet karşılığında reklam izlemeye karşı değil. Tamam özellikle çok sevdiğimiz dizimizi izlerken araya giren reklamlara küfürler savuruyoruz ama izlemeye devam ediyoruz. Dizi bittiğinde de adamlar ne masraf yapmış be filan diyoruz ve reklamları bir bakıma unutuyoruz. Aslında bu tüm kitle iletişim araçlarında geçerli biri durum.

Radyo, TV’ler tamamen ücretsizken gazeteler cüzi fiyatlar ile çalışmaya devam ederler. Eğer devletten ihale almıyor, enerji işi (madenler) ile de filan uğraşmıyorsan reklam almaktan başka çaren yoktur. Yaşaman reklamverenlerin elindedir aslında.

Buraya kadar her şeyi az çok kabul ediyoruz ama beni benden alan durum sinemalar. Ortalama bir sinema biletinin 15-20 TL arasında değiştiği ülkemizde bu rakam büyük bir meblağdır. Bir kişi sıcacık evinden çıkıp bu parayı vererek bir film izlemek için salona oturduğunda üzerine yaklaşık 120 dakikalık bir filmde 30 dakika reklam izliyor.

sinema-izleyici-ozanilginoglu-com (4)İnsan insaf biraz demeden kendini alamıyor. Bazen öyle bir durum oluyor ki reklam arasında filmi izliyorsun. Ha başladı ha başlayacak derken 20 dakika civarı reklam izlettiriliyor insanlara. Peki reklamverenler bu durumu ne kadar biliyor ve farkındalar?

Arka arkaya saydım tam 30 ayrı firma ortalama 30 saniye reklam vermiş. Ben izleyici olarak o kadar dikkatli bakmama rağmen hepsi birbirine girdi. Emin olun kafamda X markasını, Y müziği ile filan karıştırdım gittim. Sonuç mu kafa karışıklığı!

Reklamveren olsam ben sinemalarda uzun süre reklam vermezdim. Hem film yapım şirketinden, hem izleyiciden hem de reklamverenden para al ama hizmet kalitesi günden güne düşsün. Sadece koltukları genişleterek arada sallayarak bu işler olmuyor.

Eski sıcaklıklar giderek sinemalardan uzaklaşıyor. İnsanlar kaz yerine konuluyor, hatta aptal zannediliyor. Paranı verdiğin bir hizmette yarım saat reklam da nedir!

Hayır, ücretsiz izletirsin hakkındır derim. Olmadı bilmem ne giderin var 2-3 tane tamam da fazlası nedir? İnsanları sinemadan uzaklaştırmaya çalışmaktan başka ne işe yarıyor!

Reklamlar bitmedikçe sinema seyircisinden şöyle sesler geliyor. Bu ne yahu kaçıncı bu, film ne zaman başlayacak vb.

Bu yergileri kimse duymuyor mu? Yoksa duymak istemiyor mu?

Bir sinema şirketi bu durumu açıklar mı? Bizim bilmediğimiz neler oluyor. Kâra kâr katmak mı, zarardan kâra geçmek mi?

Merakla bekliyorum nasıl bir sonuca ulaşılacağını, tabi seyirci sinemaya küstürülmeden…

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑

WP to LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com