Sosyal Medya

20th Ekim, 2015 | by Ozan İlginoğlu

0

İzmir’de web tasarımından, sosyal medya dünyasına…

izmir sosyal medya (2)Sosyal medya, sosyal medya diyoruz ama sevgili Kadir Has Üniversitesi hocamız İsmail Hakkı Polat buna Yeni medya demeyi yeğliyor. Bu tanımlamaya katılmakla birlikte katıldığım TV ve radyo programlarında sıkça “sosyal medya” deyimini kullanıyorum. Sebebi aslında belli izleyici ve dinleyici kitlesinin bu tanımı kabul etmeleri. Aynı zamanda “Yeni medya” ve “Dijital pazarlama“yı da birlikte kullanarak bu farkındalığı artırmaya çalıştığımın da altını çizeyim.

Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir’de yaşamanın avantajlarını dibine kadar hissederken aynı zamanda bazı dezavantajlarını da aynı sertlikte yaşıyorsun. Ticari dünya bu şehirde bilerek ve istenilerek zayıf bırakılıyor. Martin Luther King‘in meşhur cümlesi “I have a dream (Benim bir hayalim var)” sık sık söylüyorum. Öyle güzel bir kent olan İzmir’i, ben hava ve konum olarak ABD’nin San Francisco‘suna benzetiyorum. Hatta işi ileri götürüp bu şehir neden Türkiye’nin “Silikon Vadisi” olmasın diyorum. Düşünün elinizde şeker, un, yağ ve ateş var ama helva yapmıyorsun!

Son yıllarda bireysel çabalarla ve teknoknetler yoluyla bu anlamda küçük adımlar atılıyor. Ama yetersizliğini söylememe gerek var mı? Kapitalin merkezi İstanbul’un bir ucu Tekirdağ’a öteki ucu İzmit’e varmışken hala bu noktada yığılmaya devam ediliyor. Oysa ki 30 dakika mesafe uzaklıkta şehir merkezine, havaalanına ve tatil merkezlerine yakın bir şehir var. Trafik neredeyse yok denecek kadar az, iklimi 10 ay ılıman, hinterlandı geniş bir limana sahip ama…

Yönetilmek ve yatırım yapılmak istenmiyor. Hal böyle olunca gelişmelere de uzak bırakılıyor. “Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler” sözü ön plana çıkıyor. Düne kadar hazır scriptler ile site kuran şirketler bugün kendi çapında büyük şirketlere sosyal medya desteği veriyor. Para merkezli bu destek ile birden herkes “Sosyal medya uzmanı” oluyor, sadece ahkam kesiyor.

izmir sosyal medya (1)Bu aslında klasik Türk girişimcisini bana hatırlatıyor. Eğer o sokakta iş yapan bir dükkan açarsan “Çin lokantası” gibi, hemen mantar gibi sokakta iş yapamayan işletmecilerde açarlar. Onların bakış açılarıyla bu iş, iyi para kazandırmaktadır çünkü. Ama devamında sadece kendilerine değil böyle bir sektöre zarar verdiklerini düşünmezler, önemsemezler!

İzmir genelinde aynı durumu “sosyal medya” ajansları içinde görüyoruz. Bilgisayarı olan, internete girebilen hatta Facebook ve azcıkta Twitter’dan anlayan herkes uzman oldu. Uzman olmalarına sözümüz yok, sözümüz uzmanlık adı altında hastalara yanlış teşhis koyup sektörü baltalamalarına!

Sosyal medya, yeni medya, dijital pazarlama… Adına ne derseniz değin bu işi ben komplike bir iletişim süreci olarak görüyorum. Psikoloji, sosyoloji hatta ekonomiden uzak bir insan bu işi hakkıyla yapamaz. Bilgisayar mühendisi olmanız size bir ivme kazandırmaz. İçinde sosyal ve medya geçen bir kavramı sadece “para” olarak görmek insanın kendisine en büyük hakarettir.

Gelişimi uzaktan seyredip kendimize uydurmayı severiz. Dünyada büyük şirketler “Dijital CEO“lara iş verirken, şirketi onlara emanet ederken bizim web tasarımcısı insanlardan gelecek beklememiz tabiki de yanlıştır. Bu yanlışı en yakın zamanda göreceğiz biliyorum, belki de bazı firmalar ağır hasar alacak. Ama bilinmelidir ki kısa dönemde bu meslek zarar görürken uzun zamanda kazanacak da yine o olacaktır.

Tarihe not olsun diye yazılmış bir yazıdır. “Dijital CEO’lar geliyor” yazısını okuyarak, lokal olarak anlatmaya çalıştığım konuyu evrensel anlamda daha rahat irdeleyebilirsiniz…

 

 

Yeni yazıları ilk sen okumak istersen aşağıya e-posta adresini yazman yeterli.

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑

WP to LinkedIn Auto Publish Powered By : XYZScripts.com