Medya

31st Aralık, 2014 | by Ozan İlginoğlu

0

Medya tarafsız derken, kime göre ve nasıl?

tarafsiz-medya-ozanilginoglu-com (2)Gazeteyi, radyoyu, TV’yi biz icat etmediğimiz için kavramlara yabancılaşıyoruz. Hazıra konup onu almak, çalıştırmak ve işletmeye çalışmak aynı duyguyu vermez. Medya araçlarının çıkış amacı ve tarihlerine baktığımız zaman “tarafsızlık” lafının ne kadar safsata olduğu ortaya çıkacaktır.

Tarafsızlık nedir?

Vikipedi’ye göre: Genel anlamıyla taraf tutmama, yansız kalma, belirli bir zaman ve mekanda belirlenmiş tutum ve düşünceler arasında tercih yapmama halidir. Gündelik dilde, kararsızlık, çekimserlik, eylemsizlik, tepkisizlik gibi kelimelerin yerine de kullanılmaktadır.
Tarafsızlık bir anlamda gerçeği yansıtmayı, zıt görüşlere bir arada yer vermeyi ve nesnel olmayı içerebilir. Tarafsızlık bazı görüşlere göre mutlak anlamda mümkün değildir. Zira görüş belirtmemek yaşanan gerçekliğe rıza göstermek ve dolaylı olarak taraf tutmak anlamına gelir.

Linke tıklayıp sayfaya gittiğinizde “tarafsızlık” üzerine en az 7-8 tanım bulacaksınız. Bu terimi bile tanımlarken insan sözüm ona nesnel kalamıyor. Aslında tarafsızlığın bence en nesnel tanımı, çoğunluğun bir şey hakkında fikir olduğu şey tarafsızlığın kendisidir.

100 kişiden 90’ı masum bir çocuk açlıktan öldüğünde onun suçsuz olduğuna inanıyorsa, işte tarafsız düşünce onu değil onu ölüme mahkum edeni suçlamaktır. Ama ya geride kalan o 10 kişi ne olacak…

İşte asıl olayların karışmasına neden olan o 10 kişidir. Onlara göre suçlu çocuktur çünkü yemek yese ölmeyecekti.

Bana göre saçma düşünce ama onların bu düşüncelerinden dolayı onları yargılama hakkını vermiyor.

İsteyen istediğini düşünmekte özgürdür. Sorun o 10 kişinin 90 kişiyi hedef gösteren açıklamalar yapması… Eğer siz şunun uşağısınız, şeytanla birsiniz vb. demeye başlanırsa çoğunluk fikre sahip 90 kişi baskı yapacak ve çatışmanın kaçınılmaz olarak ortaya çıkmasına sebep olacaktır.

İşi biraz daha somutlaştırmak gerek. İletişim Fakültesi son sınıftayken “Medya ve Etik” diye bir dersimiz vardı. Bu derste hocamız olması gerekeni kendince anlatırken ben bunun imkansız olduğunu hatta medya ve etiğin ancak bir cümle içinde yan yana gelebileceğini söylüyordum. Yaşadığımız son olaylar benim haklı olduğumu çıkardı ama doğruluğumu değil!

Her insanın kendi düşüncesi olduğu için bir taraftır. Baştan taraf olan biz bireylerden “tarafsızlık” beklemek saçmadır. İstenilen, arzu edilen kamuoyunun vicdanı olmak. Yani 90’nın düşüncelerine tercüman olmak. Ama kırılma noktalarından biridir, peki 10 kişiye tercüman olursa ne olursun. Taraflı mı?

Cevap ister 90 kişi, istersen 10 kişiden yana fikir beyan et “taraflı” olacağındır.

Bugün yılbaşı ve Noel ile ilgili Milli Gazete başlık atmış. “Uyma Şeytana, Aldanma, Kutlama” diye… Ben bu gazetenin hedef kitlesinin o 10 kişi olduğunu biliyorum ve rahatsız olmuyorum. Hatta basın organlarının bir düşüncesinin bir tarafının olmasını bu açıklamalarımdan sonra çok doğal olduğuna inanıyorum.

Sorun yine yazı içerisinde bahsettiğim “bu 10 kişinin 90 kişiyi hedef gösteren açıklamalar yapması… Eğer siz şunun uşağısınız, şeytanla birsiniz vb. demeye başlanırsa çoğunluk fikre sahip 90 kişi baskı yapacak ve çatışmanın kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktır”.

Bunun ayrımını daha yapacak duruma gelemedik. Batılı toplumlar bu mevzuyu yıllar önce tamamlamışken biz daha yolun başındayız. Dışarıdan ithal edilen her şey gibi adaptasyon süreci biraz sancılı geçiyor.

Ama umudum var, son yaşanılan olaylar ile birlikte değişim ve dönüşüm kaçınılmaz olarak olacaktır….

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑