Medya

22nd Ocak, 2015 | by Ozan İlginoğlu

0

Sabahları siz de mi “büyük şok” haberleriyle uyananlardansınız?

flas-sok-ozanilginoglu-com (1)Hayatımızı internetten önce ve internetten sonra diye ayırmak gerek! Aslın bu ayrıma varmakta büyük şok değil mi! İnternetten önce sabah kalkar yüzümüzü yıkar, kişisel ihtiyaçları giderir, hafif bir şey atıştırır ve işe gitmek için yola çıkardık. Eğer toplu taşıma aracı kullanıyorsan önünden geçtiğin bir bakkaldan düşüncene yakın bir gazete alır. Ayakta sıkış tepiş hatta başkasının bakışları altında gazeteni okurdun. O dönemi kapatalı çok oldu. Emekliliğinin baharındaki amcalarımız hariç!

Şok, şok, şok

İnternet ile birlikte sahneler değişti. Yataktan kalkar kalkmaz akıllı telefonuna bakıyorsun. Önce Facebook, Twitter ve Instagram’ı kontrol edip, birkaç like ve paylaşım sonrası yataktan kalkıyoruz. Yine yüzümüzü yıkıyor, kişisel ihtiyaçları giderip, hafif bir şeyler atıştırıyoruz. Ve işe çıkmak için aracımızı biniyoruz. Aracımızdaki şarj kitine bağladığımız akıllı telefonumuz ile bluetooth üzerinden konuşmaya, internet üzerinden dolaşmaya devam ediyoruz. Ve takipçisi olduğumuz gazetenin internet sitesine girip “şok” başlıklı haberlerden haberlere koşuyoruz.

Gazetelerin internet siteleri sabahları büyük bir rekabet ile karşılaşıp, müşteri yarışına girerler. Bunun adı tıklama yarışıdır. Kendine en fazla tıklatan günün galibidir! Ve dikkat çekmenin önemine inanıp her haberin başına şok, inanılmaz gibi ünlemleri koyarlar. Özellikle Facebook ve Twitter gibi sosyal medya hesabı üzerinden gazeteleri takip edenler. Başında şok sabit kalmak üzere sonu sürekli değişen bir yığın başlık görürler.

Kısa vadeli değil uzun vadeli düşünmek

“Şok fotoğraflar yayınlandı”, “Şok ayrılma kararı”, “Şok yeni bir tür keşfedildi” diye gider bu başlıklar. Aaa bir tıklarsınız haberi, hafızanız kuvvetliyse 1 hafta önce bu haberi okuduğunuzu daha doğrusu baktığınızı fark edersiniz. Çünkü büyük bir fotoğraf 1 satır yazı vardır şok galeriler adı altında beyninde büyük bir erozyon yapılır.

Ben yaptığım, danışmanı olduğum her projede önce okuyucuların, takipçilerin güvenini kazanmak isterim. Onlara kazık atmayacağımı bir şekilde anlatırım. Sonrasında her verdiğim emtianın değerli olduğunu çünkü onların daha değerli olduklarını hissetmelerini sağlamaya çalışırım. Kısa vadede tüm projelerim kaybedenler kısmına girer ama uzun vadede 10 projenin 9’u hep kazanan tarafta yer alır. Hani o tıklama rekorları kıran çalışmalar tarihin sayfalarında kaybolup giderken, çalışmalarımız zamanla doğrusal artan kısımda yer alır.

Yaptığımız en önemli şey, “şok, inanılmaz, harika, ilginç vb.” kavramlarını kullanmadan insanlara aynı ilgiyi verebilmek. Özellikle internet dünyasında içerik üretmeyen neredeyse kimse yok. Ama içerik kalitesi için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?

Gazete kupürlerini keserek saklardık çünkü bize değerli bilgi verir, bizi değerli hissettirirdi. Şimdi kaçınız haberin linkini saklıyorsunuz, geriye dönüp bakıyorsunuz. Yaptığımız en basit eylem “like” basmak yada başka insanların görmesini sağlamak için paylaşmak.

Sabahları kalktığınızda “şok”ları görmekten sıkıldıysanız, bir değişiklik yapın kendi merakınızı kendiniz yaratın…

Facebook Yorumu

yorum

Tags: , , , , ,


Yazar Hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Back to Top ↑